2/25/09

Yenilmek de varmış

Kırmızı kadar olmasa da, bu haftasonuna kadar takımın neredeyse veteran'ı bile sayacağımız adamlar yenilgi nedir pek bilmiyorlardı. Tabii Kırmızı'ya en çok yenilen takım olarak artık onu saymaz bile olmuşuz nerdeyse ama, o ayrı bi konu. Uzun süredir domine ettiğimiz sahaları, Pazar günü amatörlüğümüzle, şaşkınlığımızla, basiretsizliğimizle başka takımlara bıraktık. Şampiyon takımın yerine amatör ilk sene takımı vardı neredeyse sahada.

Bir Amerikan Futbolu maçını nasıl kazanırsınız? Süreyi kontrol ederek, turnover avantajını koruyarak, ve ceza avantajını koruyarak. Yani süper oynayarak, muhteşem oyunlar yaparak değil. Basiti kendi elinizde olan şeleri düzgün yaparak, ve hatayı minimuma indirgeyerek. Rakipten daha az hata yaparak...

Sahanın ortasının çamur deryası olmasından mıdır, Center yerine adam bulamadığımızdan, yanlış seçtiğimizden midir,...düpedüz basiretsizlik midir...Daha top Center'dan QB'ye top gelene kadar fumble yapınca , ve bunu belki 15 oyun gibi inanılmaz bir süre boyunca ardarda inatla yapınca, zaten baştan bu 3 istatistiğin 2sini kaybetmiş oluyoruz. Bunun üstüne gerek bizim hırçınlığımız, gerekse senelerdir "İstanbul-Ankara farkı yok hep beraber bu işin içindeyiz" söylemimizin içine edecek şekilde beceriksiz bir yönetim de eklenince, saha kenarında yürünürken ceza yeyip TD yiyen bir takım olarak görevimizi yerine getirdik. Hayır düdük çalar çalmaz sen kendi koşmanı salisesinde durduramıyosan,  oyuncudan ne bekliyosun?

Ha bi de oturup bu sene FG çalıştığımız iyi oldu. Maça bir dakika geç gel, maç iptal. Ama sahada kale direği yok ve bu şekilde oynayacağız. Oldu.

Bütün bunlara bakınca kaybetmemiz çok normal. Belki de bu yüzdendir ki maç sonunda uçuşan kasklar, uçan tekmeler değil de üzgün bir şekilde rakibinin elini sıkıp soyunma odasına giden bir takım vardı. En çok koyan ise, ne kadar büyütülürse büyütülsün, yenildiğimiz rakip bizimle aynı ayarda değil....Ama demek ki o gün o koşullarda bizden daha üstte bir ayardalarmış ki maçın sonunda geriden gelip maç kazanacak gücü bulabildiler...

Neyse..klişe laflara bakarsak..sezon uzun (inanıllmaz uzun malesef)..önümüzdeki çamurlara, pardon maçlara, bakıcaz...

No comments: